Close Menu

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    BASINA VE KAMUOYUNA

    Temmuz 13, 2026

    SDD YÖNETİM KURULU, TÜRKİYE BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANI VAHAP SEÇER’İ MAKAMINDA ZİYARET ETTİ

    Haziran 11, 2026

    SDD HALK KOROSU KONSERİ

    Haziran 11, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    SDD
    Subscribe
    • ANASAYFA
    • HAKKIMIZDA
    • YÖNETİM
    • SDD GENÇ
    • İLETİŞİM
    SDD
    Home»Etkinlik»SDD EKONOMİ ÇALIŞTAYI: Krizden Buhrana (I. Oturum)
    Etkinlik

    SDD EKONOMİ ÇALIŞTAYI: Krizden Buhrana (I. Oturum)

    adminBy adminMart 24, 2022Updated:Nisan 2, 2022Yorum yapılmamış7 Mins Read
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr WhatsApp VKontakte Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Sosyal Demokrasi Derneği, (SDD) Friedrich Ebert Stiftung (FES) Türkiye Temsilciliği’nin katkılarıyla Ankara Anemon Otel’de “Ekonomi Çalıştayı” düzenledi.

    “Türkiye’de Ekonominin Durumu – Krizden Buhrana” başlıklı çalıştayı, aralarında ekonomistler, milletvekilleri, gazetecilerin de olduğu çok sayıda katılımcı izledi.

    Dünyada ve Türkiye’deki ekonomik kriz ve çözüm önerilerinin masaya yatırıldığı çalıştayın ilk oturumunda CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Prof. Dr. Erkan Erdil ve Gazeteci Emin Çapa konuşmacı olarak yer aldı.

     

    SAMİ DOĞAN: Genel doğrulara aykırı ekonomi politikalarıyla ülke yönetilemez

     

    Çalıştayın açılışında konuşan SDD Genel Başkanı Sami Doğan, düzenlenen bu çalıştayda hem dünyada hem de Türkiye’de ekonominin durumunun tespit edilmesinin, diğer taraftan da çözüm önerilerinin neler olduğunun tartışılmasının hedeflendiğini kaydetti.

    Türkiye’nin uzunca bir süredir ekonomik krizle, enflasyonla, yoksulluk ve yokluklarla mücadele ettiğini ifade eden Doğan, “Yaklaşık 20 yıldır iktidarda bulunan AKP ve bu iktidarın tek adamı bu olumsuzluklardan ne kendisini ne hükümetini ne de partisini sorumlu tutuyor” dedi.

    Nüfusu 8 milyara yaklaşan dünyada ülkelerin azalan doğal kaynaklar üzerindeki rekabetinin de giderek sertleştiğini belirten Doğan, şöyle devam etti:

    “Artan bu rekabet ortamında, ülkelerin değişen dünyaya uyum sağlamaları, değişimin kontrolünü ele geçirmeleri yaşamsal bir önem taşıyor. Geleceği öngöremeyen, yatırımlarını bu gelişmelere entegre edemeyen ülkeler, büyük sıkıntılar çekmeye mahkum gibi görünüyorlar. Türkiye 2022’nin getirdiği risklerden ne kadar haberdar ve hazırlıklı? Bu riskleri bertaraf edecek yaşanan ekonomik sorunları aşabilecek önlemleri alabiliyor mu? Genel doğrulara aykırı ekonomi politikalarıyla, ülkemiz uluslararası dayanışma ve küresel iş birliği içinde kendisine nasıl yer bulacak? Ülkemizde küresel risklerden korunabilmek ve sorunlarını aşabilmek için bilime dayalı üretimi önceleyen, yoksulluğu gidermeyi amaçlayan, akılcı ekonomik ve sosyal politikalar uygulanması gerektiğini düşünüyoruz. Aksi halde 2022 ekonomik açıdan 2021’den çok daha kötü olacaktır.”

     

    SELİN SAYEK BÖKE: Komşunuz işsizse kriz vardır, siz de işsizseniz konu, buhrandır

     

    İlk oturumun moderatörlüğünü de üstlenen CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke de konuşmasında, “Türkiye’nin içinde bulunduğu ağır tablonun karamsarlığından ziyade değişebileceğine inancımızdan dolayı buradayız. Umudu örgütleyecek buluşmalarda bir araya gelmeliyiz” dedi. Böke, şöyle devam etti:

    “Türkiye, bir krizden derin bir buhrana sürüklenmiş vaziyette. Doğru tespitleri yapıp ne yapacağımıza dair reçeteyi ortaya koyma ihtiyacıyla bugünü tartışmak istiyorum. Biz niye krizin içindeyiz? Niye içinde olduğumuz koşullara kriz değil buhran diyoruz? ‘Kriz mi, buhran mı’ tartışmasını yaparken teknik ölçümlere saplanabiliriz. Kaç çeyrektir ekonominin küçüldüğü, durgunluğun ne zamandır sürdüğü gibi değerlendirmeler yaparız. Kriz ve buhran arasındaki net çizgiyi, siyasilerin ABD’de yaptığı tanım ortaya koyuyor; durgunluk, komşunuz işsizse yaşanır. Ekonomik buhran, siz de işsizseniz yaşanıyor. Türkiye’de kriz değil buhran olduğunu bu tanım çok net ortaya koyuyor. Türkiye’de 8,5 milyon insanımız işsiz, ya iş arıyor, bulamıyor ya iş aramaktan umudunu yitirmiş. 8,5 milyon yurttaşımız işsiz bırakılmış vaziyette. 8,5 milyon insanın işsizliği, oransal olarak baktığımızda iş gücünün yüzde 23’ü anlamına geliyor. Türkiye’de her hanede işsizliğin gerçek anlamda yaşandığını ortaya koyuyor. Ekonomik buhranın herkese değen bir anlam taşıdığını ortaya koyuyor. Komşumuzun değil bizim de işsiz olduğumuz gerçeğini ortaya koyuyor.”

     

    “Ekonomik reçetenin olmazsa olmazı güçlü bir parlamenter sistem”

     

    “2014’te gerçek işsizlik oranı yüzde 17. 2014, fiilen bugün içinde bulunduğumuz başkanlık rejimine geçtiğimiz yıl. Dolayısıyla bugün resmen içinde bulunduğumuz başkanlık rejiminin ilk adımlarının atıldığı tarih. 2014’ten bugüne istikrarlı biçimde işsizlik oranı artıyor, 2018’den beri hızlanarak artıyor. Neden? Çünkü 2018 başkanlık sisteminin fiilen geçerlilik kazandığı yıl. Tek adam rejimi Türkiye’yi krizlere, krizlerden buhrana sevk etti. Krizlerden çıkış yolu tek adam rejimini değiştirmek, istişare ve uzlaşıyla ortak bir geleceği, demokrasiyi var etmekten geçiyor. Bir ekonomik reçetenin olmazsa olmazı güçlü bir parlamenter sistemden geçiyor.

    Türkiye’nin yaşamış olduğu ekonomik buhran saray yapımı bir buhrandır. Buna mahkum değiliz, kaderden kaynaklı yaşamıyoruz. Siyasetin insan eliyle tarif etmiş olduğu kural bütünü nedeniyle yaşıyoruz. Kurallar değişirse bu buhranı çok rahatlıkla aşabiliriz.”

     

    Yeşil, mor, beyaz ekonomi

     

    Böke, buhran koşullarını aşmak için ilk yapılması gerekenin hedef tarif etmek olduğunu belirterek, “Yoksulluğun bu kadar yaygınlaşmış olduğu ortamda hedef rengini kazanmış gelecek tarif etmek gerektiğini düşünüyorum. ‘Yeşil dönüşümü’ yapan bir gelecek tarif etmemiz gerekiyor. İçine toplumsal cinsiyet eşitliğini alan, kadınların ekonomide var oldukları bir ‘mor ekonomi’ tarif ediyorum. Yolsuzlukların, halkın kaynaklarının çalındığı bir düzen yerine ‘beyaz bir ekonomi’ tarif ediyorum. Ağır enflasyon tablosunun yarattığı karanlıktansa yeşili, maviyi, moru, beyazı içinde barındıran bir ekonomi tarif ediyorum” dedi.

     

    “Beşli çetelere değil kamuya yarar yaratacak yatırım yapabilirsek başka geleceği kurabiliriz”

     

    Böke, 2008 ve 2009’da yaşanan küresel finansal krizin; sosyal adaletin olmadığı ve dünyanın kaynaklarının gelecek yokmuşçasına harcandığı düzenin sürdürülebilir olmadığını ortaya koyduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

    “Bu kriz de dünya güvenlik duygusunun ve güven duygusunun merkeze taşınması gerektiğini bize hatırlattı. İklim, finansal kriz, pandemi ve en son savaş. Bütün bu yıkımlar karşısında insani refleksimiz güvenli liman arayışı oluyor. Sırtımızı dayayacağımız sosyal devlete, herkes için eşit işleyeceğine inandığımız hukuk devletine, doğanın yok edilmediğini bildiğimiz bir geleceğin tasarlanmasına ihtiyaç çok belirginleşti.

    Türkiye’nin dönüşümü yapabilecek mali kaynağı var. Beşli çetelere değil kamuya yarar yaratacak yatırım yapabilirsek başka geleceği kurabiliriz. Mali kaynağımız var. Türkiye’nin insan kaynağı da var. Girişimci, dinamik, üretmeye açık; emeğiyle var olan bir toplum var. Bunları siyaset yoluyla değiştirecek siyasi iradeye ihtiyacımız var.”

     

    EMİN ÇAPA: Türkiye’de 26 kişinin serveti sadece 2021 yılında 127 milyar lira arttı

     

    Oturumun bir diğer konuşmacısı Gazeteci Emin Çapa ise dünyada teknoloji nedeniyle gelir dağılımının bozulduğunu kaydederek, teknolojinin gelişmesiyle emeğin önemini yitirdiğini ifade etti. Çapa, “Artık emekten gelen gücümüzü değil vatandaşlıktan gelen hakkımızı istememiz gerekiyor” dedi.

    Çapa, ekonominin yeniden tanımlanması gerektiğini kaydederek, “Bu ekonomi kimin için var? Bu şirketler, patronlar için mi var? Ana soru bence bu. Türkiye’de 2002 yılında 6 dolar milyarderi vardı. 2021’de 26 dolar milyarderi var. Türkiye’deki dolar hareketi öncesinde bu sayı 35’ti. Bu sayı dolar hareketiyle 26’ya indi. Türkiye’de 26 kişinin serveti sadece 2021 yılında 127 milyar lira arttı” diye konuştu.

    “Korkunç bir yoksullaşma yaşadık. Bunu haziran ayında göreceğiz”

    Çapa, Türkiye’de son dört yılın üçünde 11 milyon 216 bin kişinin yoksul yaşadığını ifade ederek, “2020 yılı verileri elimizde var; günde 34 liradan az geliri olan yoksul, kişi başı. Bu şekilde yaşayan 12 milyon 267 bin kişi var Türkiye’de, 2020’de günde 34 lira ile geçinmiş. Bir de en yoksullar var. Onlar da günde 15 liraya geçinenler. Günde 15 liraya geçinen 4 milyon 157 bin kişi var. Bir tanım daha var; sürekli yoksul. Son dört yılın üçünde yoksulsanız size sürekli yoksul deniyor. Sürekli yoksul sayısı da 11 milyon 216 bin kişi. Danimarka’nın nüfusu 5 milyon. Hollanda’nın nüfusu 16 milyon. Avrupa’nın orta ölçekli ülkelerinden biri Hollanda… Bu sayı 2021’de dehşet verici hale gelecek. Korkunç bir yoksullaşma yaşadık. Bunu haziran ayında göreceğiz” diye konuştu.

     

    PROF. DR. ERKAN ERDİL: Tüketicinin yükselişi söylemiyle yurttaşlığımızı yitirdik

     

    Prof. Dr. Erkan Erdil de konuşmasında, emek – sermaye ilişkilerinin bozulduğunu kaydederek, “Kapitalizmle, küreselleşmeyle üretim araçları hareket edebilir hale geldi. Emek hariç. Özellikle nitelikli emek hareket edemiyor. Hareket edebilse daha fazla kazanacağı yere gidecek. Bu sömürü düzeni yoksulluğu da derinleştiriyor” dedi.

    Erdil, birikim rejimlerinde sermayenin denetimi elinde tutmak isteyeceğini belirterek, “Dijital dönüşümle tüketimdeki denetim derinleşirken, üretim süreçleri de sermayenin kontrolü altına girdi. Tüketicinin yükselişi söylemiyle birlikte yurttaşlığımızı yitirdik biz. Tüketim ve üretim üzerindeki denetimini kaybeden yurttaşlar basit bir tüketici haline geliyorlar. Artık yurttaş değiller. Bu otokratik rejimlerin iktidara gelmesini kolaylaştırdı. Yurttaşlığını kaybeden kitleler giderek yönetimde yer alma fırsat ve isteklerini de kaybettiler. Dijital dönüşüm bunu daha da fazla besler niteliğe dönüştürebilir. Bu oldukça da iktidar ve yurttaşlar arasındaki asimetrik güç ilişkileri oldukça kuvvetlenecek” diye konuştu.

    Genç kuşağın artan bir şekilde yurt dışına gitmek istediğine dikkat çeken Prof. Dr. Erdil, “Enseyi karartmama nedenim her sabah sınıfına girdiğimde karşılaştığım genç insanlardır. Onlarda bu umudu görüyorum. Hayallerinin giderek azalması da beni çok üzüyor. Hepsi yurt dışına gitmek istiyor. Altı yaşındaki çocuğa mikrofon uzatıyorlar. Ben yurt dışına gitmek istiyorum diyor. Beşeri sermaye kaybı gerçekten yeri doldurulması çok zor bir kayıptır” dedi.

    çalıştay ekonomi Emin Çapa kriz Prof. Dr. Erkan Erdil sdd Selin Sayek Böke
    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr WhatsApp Email
    Previous ArticleSDD EKONOMİ ÇALIŞTAYI: Krizden Buhrana (II. Oturum)
    Next Article “Gençler İçin Siyaset Akademisi”nin birinci dönemi sona erdi
    admin
    • Website

    Related Posts

    SDD HALK KOROSU KONSERİ

    Haziran 11, 2026

    ALİ DİNÇER 1. SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYECİLİK GÜNLERİ

    Nisan 29, 2026

    KIRMIZI KOLTUK: CHP VE 2024 SEÇİM ZAFERİ

    Nisan 17, 2026

    “DOKUZ UMDE’DEN SOSYAL DEMOKRAT PROGRAMA” PANELİ

    Nisan 17, 2026
    Leave A Reply Cancel Reply

    Demo
    Our Picks
    • Facebook
    • Twitter
    • Pinterest
    • Instagram
    • YouTube
    • Vimeo
    Don't Miss
    Gündem

    BASINA VE KAMUOYUNA

    By adminTemmuz 13, 20260

    Basına ve Kamuoyuna Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik “mutlak butlan” tartışmalarıyla ana muhalefet partisini yargı eliyle…

    SDD YÖNETİM KURULU, TÜRKİYE BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANI VAHAP SEÇER’İ MAKAMINDA ZİYARET ETTİ

    Haziran 11, 2026

    SDD HALK KOROSU KONSERİ

    Haziran 11, 2026

    ALİ DİNÇER 1. SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYECİLİK GÜNLERİ

    Nisan 29, 2026

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from SmartMag about art & design.

    About Us
    About Us

    Your source for the lifestyle news. This demo is crafted specifically to exhibit the use of the theme as a lifestyle site. Visit our main page for more demos.

    We're accepting new partnerships right now.

    Email Us: info@example.com
    Contact: +1-320-0123-451

    Our Picks
    New Comments
    • Özgür Özel: Düşüncenin oluşumu ve gelişimi; doğru eleştiriler için SDD çok önemli için memet salim çetin
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    • Dernek Tüzüğü
    • KVKK
    • ÜYELİK FORMU
    • FES DESTEĞİ
    © 2026 Tasarım çalışmaları Curnata Dijital.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Go to mobile version