İSVEÇ
İsveç oyunu kullandı ve yönetim el değiştirdi. 13 Eylül 2026 seçimlerinde, Magdalena Andersson liderliğindeki Sosyal Demokratların başını çektiği merkez sol blok, Riksdag’daki 349 sandalyenin 176’sını kazanırken, iktidardaki sağ blok 173 sandalyede kalarak 2022 tablosunu tersine çevirdi.
İsveç parlamentosundaki 349 sandalye, 29 seçim bölgesinde nispi temsil ve dengeleyici ulusal sandalyeler aracılığıyla dağıtılır. Ancak kritik bir eşik vardır: %4’lük ulusal seçim barajı. Bu barajın altında kalan bir parti parlamentoya temsilci sokamaz ve aldığı oylar blok aritmetiğinden tamamen silinir.
Seçim öncesi anketlerde %2,2 seviyelerinde görünen Liberallerin üzerinde bu denli durulmasının sebebi buydu; iktidar ortaklarından birinin parlamento dışı kalması, Kristersson’un çoğunluğu sağlama şansını tamamen yok edecekti. SD lideri Jimmie Åkesson, seçim yaklaştığında oyu %3,5’in altında kalırsa sağ seçmene Liberalleri terk etme çağrısında bulunmuş, bu taktiksel çağrı Hristiyan Demokrat lider Ebba Busch tarafından sert şekilde reddedilmişti. Sağın iktidarı, en küçük ortağa verilen taktiksel oylara bağlıydı.
- İsveç Demokratları (SD): Partinin oy tabanı güney ve kırsal alanlardadır. 2022 kaleleri Skåne ve komşu bölgelerdi (Blekinge’de %28,5 ile zirve yaptı). Klasik Avrupa ulusal-muhafazakâr modeli gereği; sanayinin gerilediği ve kamusal hizmetlere mesafenin arttığı kırsalda güçlüyken, başkent Stockholm ve kuzeydeki üniversite kentlerinde zayıf kaldı.
- Sosyal Demokratlar (S): Coğrafi harita sağın tam tersi bir tablo sunuyor. Parti sanayileşmiş kuzey bölgelerinde—Norrbotten (%41,6) ve Västerbotten (%40,7)—en derin oy oranlarına ulaşıyor. İşçi sendikalarıyla bir asırlık ittifakı ve kuzeydeki yeşil sanayi yatırımları bu desteği pekiştiriyor. Partinin en zayıf olduğu yerler ise SD’nin en güçlü olduğu Skåne (%26,7) ve gelir seviyesi yüksek Stockholm çevresidir.
Kampanyanın ana tartışması sol-sağ ayrımından ziyade, sağ blok kazanırsa İsveç Demokratlarının hükümetteki rolünün ne olacağıydı. 2022’den bu yana kabinede yer almadan Tidö Anlaşması kapsamında hükümeti dışarıdan destekleyen SD, kabine sorumluluğu almadan göç ve suç politikalarını yönlendirmişti.
Åkesson bu kez açıkça bakanlık talep etti. Ancak onun bakan olması fikri koalisyon ortaklarını böldü: Ilımlılar ve Hristiyan Demokratların bir kısmı buna razı gelebilecekken, Liberaller bunu kesin bir “kırmızı çizgi” olarak gördü. Diğer tarafta Andersson da koalisyon planlarını belirsiz tuttu; zira muhtemel ortakları, SD karşıtlığı dışında neredeyse hiçbir konuda uzlaşamayan Sol Parti ile merkez sağ eğilimli Merkez Parti’yi aynı anda barındırıyor.
- Liberaller hayatta kaldı: Aylarca barajın altında görünmelerine rağmen taktiksel oylarla %5,4’e ve 19 sandalyeye ulaştılar; aksi takdirde sağ blok ağır bir hezimet yaşayacaktı.
- SD geriledi: %17,5’te kalan parti, 2022’deki desteğinin beşte birini kaybetti ve bakanlık taleplerindeki pazarlık gücünü yitirdi.
- Blok dengesi 176’ya 173 olarak tescillendi: Andersson şimdi bıçak sırtı çoğunluğuyla hükümet kurma matematiğiyle karşı karşıya. İsveç, kırılgan ve çelişkili bir çoğunluğu benzer bir diğeriyle değiştirdi ve hükümet kurma müzakereleri derhal başladı.
