Site icon SDD

MERKEZ SOLDA HAKİMİYET İÇİN ELAS – PASOK REKABETİ: “Ya Biz Ya Hiç Kimse” Söylemi Çipras – Andrulakis Cepheleşmesini, Yeni Kutuplaşmayı ve Riskleri Nasıl Başlatıyor?

YUNANİSTAN

Aleksis Çipras’ın “ya biz ya hiç kimse” çıkışı yalnızca ya da öncelikli olarak Kiryakos Miçotakis’e yönelik değildi. Bu çağrı, belki çok daha doğrudan Nikos Andrulakis’e ve siyasi bir değişim arayan ancak bunu hangi partinin başarabileceğine henüz karar verememiş olan seçmenlere yöneltildi.

ELAS lideri, anketlerde ND’ye en yakın duran, iktidarı mağlup edebilecek deneyime ve plana sahip tek siyasi gücün kendi hareketi olduğunu savundu. PASOK açısından bu, partinin alternatif bir iktidar gücü olma iddiasına yöneltilmiş doğrudan bir meydan okumaydı.

Harilaos Trikupis’ten (PASOK Genel Merkezi) yanıt alışılmadık bir sertlikle geldi. Çipras’ın sunduğu ikilemi “Miçotakis ya da kaos” söylemine benzetti; onu kibirle suçlayarak geçmişte ND karşısında aldığı seçim yenilgilerini hatırlattı. Hatta 13. maaş ve 13. emekli maaşı tartışmalarına atıfta bulunarak programatik tutarlılığını sorguladı. Dolayısıyla bu gerilim televizyon mülakatındaki tek bir ifadeden ibaret değil; her iki tarafın da seçim yolunu üzerine inşa etmek istediği iki temel argümana dokunuyor: Kim kazanabilir ve kim güvenilir bir şekilde yönetebilir?

Çipras bugün aralarındaki rekabette en güçlü anket kozunu elinde bulunduruyor. Real Polls’un 18–21 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirdiği araştırmada ELAS, oy tercihinde %15,1 ve seçim sonucu tahmininde %17,9 oranında görünüyor. PASOK ise sırasıyla %9,4 ve %10,8 seviyesinde kalıyor. Seçim tahmini oranındaki 7,1 puanlık fark, Çipras’ın partisi aynı şirketin bir önceki ölçümüne göre gerilemiş ve PASOK küçük bir artış göstermiş olsa da ELAS’a net bir üstünlük sağlıyor.

Bununla birlikte, diğer bazı araştırmalar bu farkı neredeyse “hata payı” sınırına kadar daraltıyor; ELAS %16–%17 bandında fren yaparken, PASOK %12 seviyesine basıyor ve kimi anketçilere göre %13 ve üzerine çıkıyor.

Mevcut tablo Kiryakos Miçotakis ve Yeni Demokrasi için ideal görünüyor: Topyekûn bir iç savaşa tutuşmuş iki parti, ikincilik koltuğu için birbirlerini yıpratan uzun bir mücadele ve her hâlükarda iktidar partisinin oy oranlarından çok uzakta bir muhalefet (Andonis Samaras ND’ye oy kaybı yaşatsa bile). Bu durum, ülkedeki “yönetim istikrarının” ancak ND’nin rahat bir zaferinden, hatta tek başına iktidarından geçeceği algısını bozmuyor.

Bu nedenle Aleksis Çipras’ın başına gelebilecek ve kaçınmaya çalıştığı en kötü senaryo; kışı PASOK ile ikincilik uğruna çıkmaza sürükleyen, anlamsız bir siyasi savaş vererek geçirmek ve Miçotakis’i siyaset sahnesinde “rahatsız edilmeyen” egemen aktör olarak bırakmaktır.

Merkez solun Miçotakis karşısında içine düşme riski taşıdığı bu tıkanıklığa karşı Çipras, “yeni iki kutupluluğu” —yani bir tarafta ND, diğer tarafta ELAS— öne çıkarmayı amaçlıyor. Başka bir deyişle, hükümeti denetleyebilecek ve iktidar değişimini talep edebilecek kapasitede bir ana muhalefet tablosu hedefliyor.

Ancak böyle bir iki kutuplu tablonun kendi lehine işlemesi için, öncelikle ELAS’ın mevcut tabanının ötesine geçebileceğini kanıtlaması gerekiyor. İkincilik konumu ne kadar net olursa olsun; şayet kısa sürede tescillenmez ve %17–%18 tavanı hemen aşılmazsa, seçimlerde ND karşısında gerçek anlamda kazanma dinamiğine sahip bir siyasi gücün var olup olmayacağı yönündeki en kritik soruya tek başına cevap veremez.

İşte “ya biz ya hiç kimse” taktiğinin ardındaki strateji tam olarak burada yatıyor. Çipras, anketlerdeki ikinciliği geniş ilerici alanda tartışmasız bir siyasi egemenliğe dönüştürmeyi ve bunu bir an önce başarmayı amaçlıyor. Özünde PASOK seçmenine ve merkez soldaki küçük partilere, oylarının Miçotakis karşısında ancak ELAS’a yönelmesi durumunda güç kazanacağını söylüyor. Bu, seçim ikilemlerinin daha da sertleşeceği öngörüsüyle desteklenen bir “işlevsel oy” (stratejik oy) çağrısıdır.

Nikos Andrulakis açısından bu çatışma siyasi bir varoluş mücadelesi niteliğinde. Eğer ELAS %20’ye doğru ilerler ve PASOK bugünkü oranlarına yakın kalırsa, üzerindeki baskı sadece anketlerdeki farkla sınırlı kalmayacak; PASOK’un kendi alanında inisiyatif alma ve seçim sonrası süreçleri güçlü bir konumdan müzakere etme kabiliyetini doğrudan tehdit edecektir.

Bu nedenle Harilaos Trikupis, “yalnızca Çipras’ın kazanabileceği” argümanını cevapsız bırakamaz. Çipras’ın seçim geçmişini gündeme getiriyor, kendi önerisinin güvenilirliğini savunuyor ve ikincilik mücadelesini yeniden açmayı hedefliyor. Son anketlerdeki küçük kazanımı dengeleri henüz değiştirmese de rekabetin henüz sonlanmadığını savunması için meşru bir zemin sağlıyor.

Çipras ise bu kutuplaşmayı daha da keskinleştirmeye özen gösterdi. PASOK’un kazandığı “her bir veya yarım puandan” memnun olduğunu belirtmesi, hemen öncesinde Andrulakis’in “ibreyi yerinden oynatamayacağını” iddia etmesinin ardından geldi. Bu bağlamda söz konusu güvence, bir yakınlaşma jestinden ziyade rakibinin elde ettiği kazanımların küçüklüğüne yönelik ironik bir yorum gibi algılandı.

Çipras’ın taktiğindeki en büyük çelişki tam da burada bulunuyor: Kendisi hükümet kurma fırsatı bulursa ilerici güçlerin tüm yelpazesine hitap edeceğini belirtiyor; fakat aynı anda seçmenden değişimi yalnızca ELAS’ın getirebileceğine inanmasını istiyor. Bu baskı etrafındaki güçleri kenetleyebilir; ancak PASOK’u siyasi olarak ne kadar yetersiz gösterirse, yarın onu eşit bir müzakere ortağı olarak masaya oturtması da o denli zorlaşacaktır.

Bu ikilem her iki taraf için de maliyetler barındırıyor:

Önümüzdeki aylar ve özellikle tatil dönemiyle gelecek ilk siyasi dönemeç, mevcut farkın kemikleşip kemikleşmediğini, açıldığını mı yoksa kapanmaya mı başladığını gösterecektir. İşte o zaman “ya biz ya hiç kimse” söyleminin ELAS için bir kaldıraç mı olduğu, yoksa PASOK’un toparlanıp kenetlenmesine mi yol açtığı netleşecektir. Kesin olan tek şey; her iki tarafın da mağlup etmek istediğini söylediği Miçotakis yerinde dururken, Merkez Sol için verilen mücadelenin artık açık ve kıran kırana bir hâl aldığıdır.

https://www.topontiki.gr/2026/09/25/elas-pasok-gia-tin-kiriarchia-stin-kentroaristera-pos-to-emis-i-kanis-anigi-ti-metopiki-tsipra-androulaki-to-dipolo-ke-to-risko/

 

Exit mobile version