SDD-B-ATESILYAS

Ekonomi notları

Bilindiği gibi Türkiye uzunca bir süredir ekonomik krizle, enflasyonla, yoksulluk ve yokluklarla mücadele ediyor. Yaklaşık 20 yıldır iktidarda bulunan AKP ve bu iktidarın tek adamı bu olumsuzluklardan ne kendisini ne hükümetini ne de partisini sorumlu tutuyor.
Geçtiğimiz günlerde Dünya Ekonomik Forumu Küresel Risk Raporu’nu, Dünya Bankası Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu’nu, Uluslararası Para Fonu da (IMF) Dünya Ekonomik Görünümü Raporu’nu yayımladı.
Bu raporlar 2022 yılı için diğer ülkeler gibi Türkiye için de çok büyük önem taşıyor çünkü nüfusu 8 milyara yaklaşan dünyada ülkelerin azalan doğal kaynaklar üzerindeki rekabeti de giderek sertleşiyor.
Artan bu rekabet ortamında, ülkelerin değişen dünyaya uyum sağlamaları, değişimin kontrolünü ele geçirmeleri yaşamsal bir önem taşıyor.
Geleceği öngöremeyen, yatırımlarını bu gelişmelere entegre edemeyen ülkeler, büyük sıkıntılar çekmeye mahkum gibi görünüyorlar.
Yayımlanan bu raporların ana mesajı, covıd-19 salgını nedeniyle 2022 yılının ekonomik ve toplumsal açıdan büyük riskler taşıyan bir yıl olduğudur. Küresel ekonominin 2022’de beklenenden çok daha kırılgan ve sorunlu olacağı öngörülüyor.
Bütün bunların üstüne 20-25 gün önce başlayan Rusya-Ukrayna askeri savaşı giderek bir ekonomi savaşına dönüştü dünyada .
Şimdi bu ekonomi kuruluşları raporlarını bu savaş nedeniyle yeniden gözden geçirmek zorundalar diye düşünüyorum.
Türkiye 2022’nin getirdiği risklerden ne kadar haberdar ve hazırlıklı? Bu riskleri bertaraf edecek yaşanan ekonomik sorunları aşabilecek önlemleri alabiliyor mu? Genel doğrulara aykırı ekonomi politikalarıyla, ülkemiz uluslararası dayanışma ve küresel iş birliği içinde kendisine nasıl yer bulacak?
Hukukun üstünlüğünü ve demokratik yönetimi sağlamadan, bozulan sosyal uyumu, enflasyonu ve geçim sorununu çözmeden toplumsal barışı sağlamak olanaksız ülkemizde.
Dünyada sorunların çözümü, ülkeler arasında güveni tesis ederek iş birliğini geliştirmekten geçiyor. Ayrıca ülke ekonomistlerinin sürdürülebilir büyümeyi gerçekleştirebilmeleri için dayanışmayla bir dizi ulusal politikayı uygulamaya sokmaları gerekiyor.
Ülkemizde ise 2022’de küresel risklerden korunabilmek ve sorunlarımızı aşabilmek için bilime dayalı üretimi önceleyen, yoksulluğu gidermeyi amaçlayan, akılcı ekonomik ve sosyal politikalar uygulanması gerektiğini düşünüyoruz. Aksi halde 2022, ekonomik açıdan 2021’den çok daha kötü olacaktır diye düşünüyoruz.
AKP iktidarının ülkemizi yönetemediği son 20 yıla baktığımızda ülkenin sosyal demokratları olarak, emeğin ucuz, hayatın pahalı olduğunu görüyor, var gücümüzle sosyal demokratların iktidara gelmesi için çaba gösteriyoruz. Gün ağarıyor, umut yeşeriyor.

Yorum yapın